KARL Gallery | Sergiler, KARL Gallery, KARL Institute tarafından 2014 yılında kar amacı gütmeyen faaliyetleri kapsamında, sanat alanında çeşitli projeler ve programlar yürütmek amacı ile kurulmuştur., Sanat, Fotoğraf, Çağdaş, Resim, Sergi, Galeri, Beyoğlu, Taksim, İstanbul, Emre Ünal
ÖMER FARUK ŞİMŞEK: GÜÇSÜZÜN ESTETİĞİ
05 - 28/06/2014
You’re face to face
With the man who sold the world
David Bowie-1970*


1.
İktidar seçimle iş başına gelen bir siyasi parti değildir. İktidar sadece devlet şiddeti ile sınırlanamaz. İktidar bireyi kategorize eden, kendine özgü biçimler veren, uyruklaştıran, özneleştiren ve ona hakikat yasası dayatan ilişkiler ağıdır. Gilles Deleuze iktidar ilişkisi ağlarını kukla oynatıcısına benzetir.(1) İktidar tıpkı kukla oynatıcısı gibi bedenleri zorlar, eğip büker, kırar, yıkar. İktidarın biçimleri her fırsatta bedenleri ‘güçsüz’ kılar.

Perde açılır; karşımızda iktidar denilen belirsiz ve merkezsiz bir güç vardır.

2.
Sahne değişir; karşımızda şiddetten, acıdan, çatışmadan arındırılmış yatıştırıcı ve uyarıcı ilaçlardan inşa edilmiş bir yaşam vardır.

Dostoyevski’nin ‘Karamazov Kardeşler’ adlı romanın sonuna doğru ‘Şeytan’ şöyle der:

‘Tekrar ediyorum, bu kadar çok şey isteme, en iyi ve güzeli bekleme benden; o zaman barış ve uyum içinde yaşayacağız, göreceksin.’

‘Ilımlı ol’, ‘İsyan etme’, ‘Normal ol’ emirleriyle yeni dünyanın şeytanı kitleleri duyarsız olmaya zorlar. Sömürü mekanizmaları karşısında isyan etmeyen, mutlu bir birey vardır. Çünkü birey için artık normal olmak mutlu olmak demektir.

3.
Zaman; bireyleri mekânlara yaymıştır. Kamusal mekânlar, kutsal mekanlar, şahsi mekanlar...

Her bir mekan farklı mahalleri, her mahal ise farklı ilişkiler ağını tasvir eder.(2) Şart koşulan yasalarla ya da normal olanın davranışlarına uygun mekanlar...

Özetle; iktidar ev,okul,kilise,cami,adliye sarayları,avm gibi mekanlar yaratarak bireyleri yoğun bir biçimde normalize eder.

Mesela ev; aile dediğimiz bireyleri taşıyan ve onları uyruklaştırarak sıradanlaştıran mekanın adıdır. Okul ise kendi içinde mekanlara ayrılarak sınıf dediğimiz küçük alanları yaratır ve bireyi ehlileştirir. Hiyerarşi sınıflardaki egemen güçtür.

4.
Perde bir sanatçıyla kapanır; Jean-Michel Basquiat.
Jean-Michel Basquiat yaşamı boyunca sömürgeciliğe karşı mücadele etti. Bilinçdışında beyazlar tarafından dışlanmanın, ötekileşmenin izlerini taşıdı. Beyaz dünyanın öznesi olmayı reddetti. Reddetmeyi/reddedişi sanatsal olana dönüştürdü. Yarattığı ‘Samo’ persona Soho’nun arka sokaklarının ışığı haline geldi.

Basquiat beyaz dünyanın steril vitrinlerini yerle bir eden, ışığıyla kendi ‘kabuğunu kıran’ bir sanatçıydı.

İlker Cihan Biner

--
*Giriş alıntısı olan dize David Bowie’nin 1970 yılında yapmış olduğu ‘The man who sold the world’ adlı şarkıdan alıntıdır. Şarkı 1994 yılında Nirvana tarafından da coverlanmıştır.

1) İki Delilik Rejimi-Gilles Deleuze Syf.19
2) Öteki Mekanlara Dair-Michel Foucault Defter Dergisi Sayı:4 Syf.10
DUYARSIZ, 2013
VENÜS VE ASTRONOT, 2013
ALFA, 2011
KAYBEDEN, 2013
GÜÇSÜZÜN ESTETİĞİ, 2014
HİÇ KİMSEYE ETMEM ŞİKAYET, 2013
DÜŞÜŞ, 2013
YOL, 2014
KABUĞUNU KIRMAK, 2013
ODA, 2013
SINIF, 2013
BEKLEYENLER, 2013
EN/ TR