KARL Gallery | Sergiler, KARL Gallery, KARL Institute tarafından 2014 yılında kar amacı gütmeyen faaliyetleri kapsamında, sanat alanında çeşitli projeler ve programlar yürütmek amacı ile kurulmuştur., Sanat, Fotoğraf, Çağdaş, Resim, Sergi, Galeri, Beyoğlu, Taksim, İstanbul, Emre Ünal
PETEK KIZILELMA: HURDA
18 - 24/09/2014
‘Hurda’ projesi bize ne öneriyor? Nesnelerin şeylere dönüştüğü an!

Jacques Lacan’nın ilk defa 1973’te yayınlanan ve Türkçe’ye ‘Psikanalizin Dört Temel Kavramı’ adıyla çevrilen, seminer notlarında gençlik yıllarına ait bir hikayeden bahseder. Genç ve entellektüel olmanın getirdiği arayışla Lacan güneşli bir günde bir grup balıkçıyla beraber Fransa’nın kuzey batısında denize açılır. Bir ara teknedeki balıkçılardan Petit-Jean güneşte parlayan boş bir konserve kutusunu işaret edip Lacan’a “Kutuyu görüyor musun? Görüyor musun? O seni görmüyor ama!” der. O sırada Petit-Jean için bu çok komik bir durumdur. Fakat Lacan için dikkat çekicidir ve nedenini “Eğer Petit-Jean’ın bana söylediği şeyin, yani kutunun beni görmemesinin bir anlamı varsa ki vardı, bunun nedeni bir anlamda bana bakıyor olmasıydı.” diyerek açıklar (1).

Bu hikayesiyle Lacan bir anlamda Nietzsche’nin “Uzun süre uçuruma bakarsan uçurum da sana bakar.” aforizmasındaki öneriye paralel bir çıkarımda bulunur (2): Eğer nesnelere yeterince uzun süre bakarsak nesneler de geri dönüp bize bakar, oluşturdukları kompozisyon, barındırdıkları renkler, dokular ve içinde bulundukları bağlam aracılıyla geçmiş deneyimlerimize dokunarak, literal olarak olmasa da metaforik olarak, bizimle konuşmaya ve ‘hikaye’lerini anlatmaya başlarlar. Tam da bu anda nesneler bizim için ilişki kurduğumuz şeylere dönüşür.

Nesneleri ve ait oldukları süreçleri birbirinden ayrı düşünmekte oldukça güçtür. Sonuçta ortaya çıkan nesnelere bakıp sürece dair izler bulabileceğiniz gibi, süreçten arta kalan nesnelere bakarak da sürece dair okuma yapmak mümkündür.

‘Hurda’ projesi baskı sürecinden arta kalan, sonra işlevlerini yitiren ve çoğu kimse için görünmez olan nesneleri sergilemektedir. Böylece biz izleyicilerine, Marcel Proust’un tarifiyle, hiç ihtimal vermediğimiz bu nesnelerin hikayelerinin bir değeri olduğunu ve bu hikayelerden yola çıkarak ait oldukarı sürece dair izlenimler edinebileceğimizi önermektedir (3).

Proje, nesnelerle aramızda gelişmeye müsait bu ilişkiye ışık tutmanın yanı sıra John Cage’in ifade ettiği gibi günlük yaşamda görsel olarak bize ‘biçimsiz’ gelebilecek ve hatta çöp sayılabilecek nesnelerin bile bir estetik değere sahip olabileceklerini fısıldıyor (4). Bununla beraber Joseph Beuys’un her nesnenin kendi başına estetik ve kavramsal olarak sanatın konusu olabileceği görüşünü paylaşıyor (5).

Özetle ‘Hurda’ bir yüksek lisans bitirme projesi olmanın ötesinde bizi nesnelerin etrafında dolaşmaya, hikayelerini anlatmalarına ve bizim için şeylere dönüşmelerine izin vermeye davet ediyor.

Mustafa Ercan Zırh

1) The Four Fundamental Concepts of Psychoanalysis, Jacques Lacan, Éditions du Seuil, 1973
2) Beyond Good and Evil: Prelude to a Philosophy of the Future, Friedrich Nietzsche, 1886, Aphorism 146
3) Marcel Proust, Swann’s Way, 1913
4) “The first question I ask myself when something doesn’t seem to be beautiful is why do I feel it’s not beautiful? And very shortly you discover there is no reason.”, John Cage
5) “Everybody is an artist, everything is art.”, Joseph Beuys
HURDA, 2014
CYAN (C)
MAGENTA (M)
YELLOW (Y)
BLACK (K)
FERSUDE I, 2014
FERSUDE II, 2014
ARTA KALANLAR
TAKINTI
212
BİSİKLET
DÜZ
FLEUR DE LYS
BIÇAKLAR
PROCESS LOOP
EN/ TR